206347400_720045845361607_4566115914164202978_n.jpg
206679884_607037570183586_6527376847415372933_n.jpg

Kullanıcılar, veri ihlali yaşayan çevrimiçi hizmet sağlayıcıdan uzak duruyor « Bilişim gazetesi

18 Eylül 2021 - 16:20

Kullanıcılar, veri ihlali yaşayan çevrimiçi hizmet sağlayıcıdan uzak duruyor

Kaspersky tarafından düzenlenen dünya genelinde 15 bin tüketicinin katıldığı araştırmaya göre Türkiye’deki tüketicilerin %61’i herhangi bir veri ihlali yaşayan çevrimiçi hizmet sağlayıcısından uzaklaşmayı tercih ediyor. Verinin kötüye kullanımının önlenebilmesi fikri katılımcıların kızgınlığını artırırken Türkiye’den ankete katılanların %63’ü verilerinin üçüncü bir tarafa satılmasından çekindiği için artık ilgili hizmet sağlayıcıyı kullanmayacaklarını beyan ediyor. Tüketiciler işletmelerin veri gizliliğine dair sorumluluklarını daha iyi anladıkça, şirketlerin kullanıcı verilerini nasıl işledikleri konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç duyuyor.

Kullanıcılar, veri ihlali yaşayan çevrimiçi hizmet sağlayıcıdan uzak duruyor
Son Güncelleme :

25 Mayıs 2021 - 15:04

Günümüzde eğlenceden alışverişe hemen her ihtiyaçları için çevrimiçi servisleri kullanan tüketiciler bu sistemlere emanet ettikleri verinin değerinin farkına varmış görünüyor. Ankete katılanların %62’si çevrimiçi etkinliklerinin ziyaret ettikleri web siteleri veya hizmetler tarafından sürekli olarak izlendiğinin endişesi içinde.

Ankete katılanların %50’si veri ihlaliyle karşılaşan çevrimiçi sağlayıcı bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda büyük bir kısmı işletmelerden ve hükümetlerden verilerine dair daha fazla koruma talep ediyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı %51 şirketlerin bilgi işlemlerinde şeffaf olmalarını gerektiğini düşünürken, %48’i şirketlerin teknolojilerinin nasıl çalıştığı konusunda eşit derecede açık olması gerektiğini düşünüyor. Yine katılımcıların %50’si hükümetleri veri toplama ve yönetim süreçleri konusunda şeffaf olmaya çağırıyor.

Bu, tüketicilerin veri işleme fikrine mutlak bir biçimde karşı oldukları anlamına gelmiyor. %68’i kullandıkları uygulamaların ve dijital hizmetlerin hayatlarını önemli ölçüde kolaylaştırdığını kabul ediyor. Bununla birlikte katılımcıların %12’sinin kişisel verilerinin üçüncü bir tarafça sızdırıldığını veya uygunsuz bir şekilde paylaşıldığı düşünüldüğünde bu derece ihtiyatlı olmak anlaşılır bir durum.

Şirketin Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, şunları ifade ediyor: “Yanıtlardan açıkça anlaşılıyor ki, insanlar bir kontrol duygusu geliştirdiler ve verilerinin nasıl ve nerede yönetildiği konusunda açıklık talep ediyorlar. Bu, bilgi güvenliği alanındaki şeffaflığın önemini ortaya koyan bir tavır. İşletmeler bu çağrıları görmezden gelmenin marka itibarına ne kadar zarar vereceğinin farkına varmak zorunda.”

Hizmet sağlayıcılar tarafından atılan adımların yanı sıra, tüketicilerin kendilerini ve bilgilerini güvende tutmak için alabilecekleri önlemler de mevcut. Uzmanlar şunları öneriyor:

Uygun olduğu anda programları ve işletim sistemlerini güncelleyin. Bu güncellemeler çoğu zaman güvenlik açıklarını ortadan kaldırır, bu da ihlallerin meydana gelme olasılığını azaltır.

Bilgisayarlarınızı ve bilgilerinizi meraklı gözlerden korumak için şifreli bir Wi-Fi bağlantısı kullanın. Ayrıca hesap denetleyici, gizli göz atma, engelleme, fidye yazılımı önleme, mobil güvenlik ve parola yönetimi gibi çeşitli araçlar sunan bir çözüm de kullanabilirsiniz.

Herkese açık bir Wi-Fi ağına bağlanmanız gerektiğinde VPN kullanın. VPN iletişiminizin güvenliğini korur, ziyaret ettiğiniz sitelerin, arama sorgularının veya diğer işlemlerin takip edilmesini engeller. Böylece olası bir ihlalden korunabilirsiniz.

Hesap şifrelerinizin yanı sıra aygıtlarınız ve yönlendiriciniz için belirlenmiş varsayılan parolaları düzenli olarak değiştirin. Birileri internetten arayarak bunlara kolayca ulaşabilir.

İkna edici ancak kötü niyetli e-postalara karşı tetikte olun. Kullandığınız uygulamaların ve hizmetlerin gizlilik kurallarını gözden geçirin.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.