SON DAKİKA

Dijital çağın yeni tehlikesi ‘veri sömürgeciliği’

Bu biyografi 11 Mart 2019 - 20:22 'de eklendi ve 291 views kez görüntülendi.

İnsan hayatının her aşamasına hakim olmaya başlayan teknoloji, eğitim, ticaret, sağlık gibi birçok alanda kolaylık sağlasa da kişisel verilerin usulsüz kullanımı, satışı ve dolaşıma sokulması endişeye neden oluyor.

Sosyal medya kullanımının artması, bu mecralarda milyarlarca verinin depolanması ve izne tabi olmadan dev teknoloji şirketleri tarafından kendi çıkarlarınca paylaşılması 21. yüzyılın önemli sorunlarından biri olma yolunda ilerliyor.

“Büyük veri” şeklinde bilim, akademi ve popüler kültür dünyasında kavramlaşan, dijital çağın en büyük tehdidi addedilen veri hakimiyetinin birçok boyutu bulunuyor.

Veri sömürgeciliğinin henüz herkes tarafından kabul edilen bir tanımı bulunmuyor. Ancak bu kavramı ortaya atan uzmanlar, bunun 21. yüzyılda yeni bir sömürgecilik tipi şeklinde sonuçlarının olacağına işaret ediyor. Buna göre insan hayatının her bir unsuruna dair üretilen veriler, istismar edilip sömürge aracına dönüşebiliyor.

İnsanların özel ve sosyal hayatları, akademik başarıları, fiziki özellikleri, genetik yatkınlıkları gibi kişisel bilgilerinin yanı sıra alışkanlıkları, gün içinde neler yaptıkları ve nerelerde bulundukları gibi her türlü bilginin dijital ortamda kayda geçmesi ve bu verilerin alınıp satılabilen bir maddeye dönüşmesi, sonuçları bakımından yeni bir sömürü formu olarak görülüyor.

İnsanların bilgisi olmadan kişisel bilgilerinin herhangi bir amaçla kullanılabiliyor olması bu endişelerden biri. Kişilerin iş başvuruları, eğitim ve sağlık belgeleri gibi “zorunlu” bilgi paylaşımı yaptıkları alanlarda şirketler, hem ekonomik hem siyasi kazanç elde edebiliyor.

Büyük veri analizi yapan, ABD istihbaratıyla da yakın çalıştığı iddia edilen teknoloji şirketi Palantir’in Birleşmiş Milletlere (BM) Dünya Gıda Programının (WFP) verilerini işletmede yardımcı olmak için bir süre önce 45 milyon dolarlık anlaşma imzalaması tartışma yaratmıştı.

Zira WFP, dünyanın birçok yerinde özellikle dezavantajlı gruplara ait milyonlarca veriye sahip. Bu da özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin nüfusları, toplumsal yapısı, genetik yatkınlıkları ve gündelik alışkanlıkları gibi bilgilerin şirketler tarafından farklı amaçlarla kullanılabileceği kaygısını gündeme getiriyor.

Bu kapsamda Çinli teknoloji firması Tencent tarafından 2011’de geliştirilen ve halihazırda 1 milyar 82 milyon aktif kullanıcısı bulunan WeChat uygulaması da farklı bir örnek teşkil ediyor. Zira bireylerin WeChat kullanabilmesi için söz konusu firmaya “kişisel verilerin bazı durumlarda kullanıcının izni dışında üçüncü taraflarla paylaşılabileceği” onayı verme mecburiyeti bulunuyor.

Buna göre kişisel bilgiler, ulusal güvenlik, milli savunma, kamu güvenliği ve sağlığı gibi devlet çıkarları doğrultusunda kullanıcının bilgi ve onayı dışında paylaşılabiliyor. Bu da teknoloji şirketlerinin depoladıkları verileri, faaliyet gösterdikleri ülkelerin yönetimleriyle paylaşarak sosyal, siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda kullanabilmelerine kapı açıyor.

Dünyanın en zenginlerinin çoğunluğunu veri ve teknoloji şirketlerinin patronları oluşturuyor. Teknolojinin gelişmesiyle kendilerini dijital dünyaya adapte eden ekonomi ve ticaret dünyası için veriler en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturuyor.

Dijital ekonominin ham maddesi olarak bilinen ve işletilip üzerinden milyar dolarlar kazanılan veri bu nedenle “yeni petrol” şeklinde nitelendiriliyor. Ancak petrolün kullanıldıkça tükenen bir madde olmasına karşın veri, tekrar tekrar, farklı amaçlar için kullanılabiliyor.

Son olarak dünya liderlerinin Ocak 2018’deki Dünya Ekonomi Forumunda (WEF) veriyi, petrol gibi piyasa değeri olan bir ürünle kıyaslaması da verinin dünya piyasalarında alınıp satılabilen bir değer olduğunu ortaya koydu.

WEF’de dile getirilen bu yaklaşım, petrolün yaklaşık 150 yıldır farklı coğrafyalarda savaşa neden olabilecek derecede kritik öneme sahip olması nedeniyle farklı bir anlam taşıyor.

Öte yandan, dijital dünyayı denetleyen mekanizmaların henüz tam olarak düzenlenmemiş olması kullanıcıları bu platformlarda savunmasız bırakıyor. Teknoloji şirketlerinin piyasa değerleri üzerinden tabi oldukları vergi sistemleri, internet üzerinden yapılan alışverişlerde tabi oldukları hukuk kurallarının yanı sıra gizlilik politikaları birçok ülkede henüz bir standarda bağlanmış değil.

Bu nedenle insanların kan grupları, hastalıkları, kullandıkları ilaçlar gibi kişisel verilerin onay alınmadan paylaşılması gibi etik sorunların yanı sıra veriye dayalı yeni tip sermayenin belli şirketler arasında dönmesi, sömürge tekelinin oluşması anlamına geliyor.

Birinin hastaneye giderek kan vermesi, hastalığı için uygulanan tedavi ve kullandığı ilaçlar gibi başta çok riskli görülmeyen kişisel bilgileri “hastanın selameti” için bir veri tabanında toplanıyor. Hasta, bu konuda şikayet etmek bir tarafa, geçmişteki teşhis ve tedavisinin sonraki bir rahatsızlığında da doktoruna hatırlatılmasından memnun olabiliyor.

Ancak tek başına tehlikeli olarak görülmeyen bu veri, ilgili hastane ya da veriyi depolayan şirketler tarafından reklam endüstrisi ya da ilaç endüstrisiyle paylaşıldığında kişisel mahremiyeti ihlal ediyor.

Veriler aynı zamanda kitlesel olarak toplandığında o ülke ya da kuruluştaki tüm kişilerin sağlık geçmişi, hastalıkları, fiziksel ve genetik durumlarına dair tüm veriler üçüncü şahısların elinde istismara açık bir malzemeye dönüşebiliyor.

Şirketler, kişilerin internet üzerinden yaptıkları alışveriş tercihlerinden oluşturdukları algoritmalarla reklam endüstrisine de malzeme sağlıyor. Bu da kişilerin zevk, tercih ve beğenileri üzerinden oluşturulan verilerle farklı bir istismar türüne kapı aralıyor.

Uzmanlar, halihazırda artık insan hayatının her alanına hakim olan verilerin, teknoloji şirketleri tarafından bu tür istismara açık durumlara mahal vermesi nedeniyle sömürgeciliğin geçmiş yüzyıllarda kalmış bir olgu olmadığını belirterek bu yeni sömürü tipine karşı acil adım atmaya çağırıyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Liseler Arası Müzik Yarışması’nda sahne heyecanı başlıyor

Türkiye’nin dijital müzik platformu fizy sponsorluğunda gerçekleştirilen 22. Liseler Arası Müzik Yarışması’nda başvurular tamamlandı. 57 farklı ilden 708 okulun başvurduğu yarışmada, 615 grup sahne performanslarını sergileyecek.  22-23-24 Mart’ta Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki İstanbul elemeleriyle başlayacak yarışma, 29-30 Mart’ta MEB Şura Salonu’ndaki Ankara ve 5-6 Nisan’da İzmir Arena’daki İzmir elemeleriyle devam edecek. Türkiye’nin genç seslerine kulak veren bol ödüllü 22. fizy Liseler Arası Müzik Yarışması’nda başvuru süreci sona erdi. Türkiye’nin dijital müzik platformu fizy sponsorluğunda ve Serhat Hacıpaşalıoğlu liderliğindeki End Productions tarafından büyük bir titizlikle yürütülen dünyanın en uzun soluklu müzik yarı…

Türk Telekom, az gören çocukların gelişim ve eğitimine Günışığı Projesi ile destek oldu

Türk Telekom, dokunduğu kişi sayısı her yıl artarak büyüyen, 2014 yılından itibaren 62 ilde, yaklaşık 900 az gören çocuğun görme yetilerini geliştirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projesi Günışığı’nın etkilerini SROI (Değişim Teorisi ve Yatırımın Sosyal Geri Dönüşümü) metodu ile uluslararası standartlara göre ölçümleyerek değerlendirdi.   Türk Telekom’un Engelsiz Yaşama Derneği ile 2014 yılında hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projesi Günışığı, bugüne kadar 62 ilde yaklaşık 900 az gören çocuğun görme yetilerini geliştirmelerini ve ailelerin, öğretmenlerin bu sorunla ilgili bilinç ve farkındalık seviyesini de büyük ölçüde artırmalarını sağladı. Az gören çocukların erken müdahale eğitimi ile başka birinin yardımı olmadan …

İddialı Oyuncuların Aradığı Hız Acer Nitro VG0 Serisi Monitörlerde

27, 23,8 ve 21,5 inç seçenekleriyle gelen Acer Nitro VG0 Serisi Full HD monitörler, AMD Radeon™ FreeSync teknolojisi ve 1 ms tepki süresiyle uygun fiyata akıcı oyun deneyimi sunarak oyuncuların hız ihtiyacını karşılıyor. AMD Radeon™ FreeSync özelliğine sahip yeni Nitro VG0 Serisi monitörlerin oluşturduğu kareler, ekran yırtılmasını ortadan kaldırmak ve gecikme sürelerini azaltmak için ekran kartının kareleriyle senkronize ediliyor. Böylece akıcı bir oyun deneyimi ortaya çıkıyor. Dahili Visual Response Boost (VRB) teknolojisi ise hızlı hareket eden görüntülerde bulanıklığı azaltarak 1 ms tepki süresi elde ediyor. 6 yönlü renk ayarı sayesinde kullanıcılar, oynadıkları oyuna en uygun renk, ton ve doygunluk seviyesini belirleyebiliyor. 11 farklı siyah düzeyi se…

Bayraktar açıkladı: Katılımcı sayı 3’e katladı

İstanbul Atatürk Havalimanı'nda bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan Türkiye’nin en büyük İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenecek olan yarışmalara beklenenin 3 katı daha fazla ilgi oldu. 2 milyon TL’ye varan para varan para ödülü verilecek olan festivalde katılımcılar, takımlar halinde başvurularını tamamladı.  SELÇUK BAYRAKTAR TEKNOFEST’E KATILACAK TAKIMLARIN SAYISINI AÇIKLADI! T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST 2019 kapsamında düzenlenecek olan yarışmalara başvuru yapan takımların sayısını açıkladı. Geçtiğimiz yıla oranla 3 katı daha fazla katılımcının başvuru yaptığı belirten Bayraktar, yarışmaya katılan tüm gençlere resmi Twitter hesabından başarılar diledi.…

Gençler teknoloji bağımlılığından böyle kurtarılıyor

Bursa Osmangazi Sağlıklı Hayat Merkezindeki Teknoloji Bağımlılığıyla Mücadele Birimi, telefon, tablet ve bilgisayar bağımlılığına karşı çalışmalar yapıyor, bağımlılara destek oluyor.İki yıl önce Bursa İl Sağlık Müdürlüğünce açılan Kükürtlü Mahallesi'ndeki Sağlıklı Hayat Merkezi Teknoloji Bağımlılarıyla Mücadele Birimi'nde 4 psikolog, 2 sosyal çalışmacı, bir de çocuk gelişim uzmanı görev yapıyor.Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün yürüttüğü "Adolesanlarda İnternet Bağımlılığı Projesi" kapsamında Osmangazi ilçesinde bulunan bir okulda 2 bin 100 öğrenci arasında anket çalışması yapan ekip, öğrencilerin yaklaşık 295'inin riskli olduğunu tespit etti. Daha sonra öğrencilerin aileleriyle görüşen Teknoloji Bağımlılığıyla M…

Kritik yükler Türk mühendislere emanet

Askeri ve sivil alanda kullanılan görüntüleme, radar, aydınlatma ve silah sistemleri, antenler gibi faydalı yüklerin başarılı şekilde görev yapması için geliştirilen yerli mühendislik çözümlerine yurt içinden ve dışından gelen talepler doğrultusunda yenileri ekleniyor.İleri mühendislik şirketi FİGES AŞ ve Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından kurulan SSTEK Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ'nin ortağı olduğu MILMAST, teleskopik yükseltme sistemleri (mast) konusunda yakaladığı başarıyı büyütüyor.Yurt dışından ithal edilen sistemlerin yerini alması amacıyla geliştirilen mastlar, zamanla yurt dışında da talep görmeye başladı. Toplamda 250 teslimata ulaşılırken siparişlerin sayısı 350'yi geçti.Yüksek mukavemetli, dengeli, düşük bakım gereksinimli, 3-…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ