SON DAKİKA

Teknoloji

Siber güvenlik projesine Katar’dan birincilik ödülü

Bu biyografi 27 Mart 2018 - 12:53 'de eklendi ve 478 views kez görüntülendi.

Sayıları gün geçtikçe artan siber saldırılara karşı önleyici tedbirler almak ve önceden algılayıcı yöntemler geliştirmek için yola çıkan Kadir Has Üniversitesi Siber Güvenlik ve Kritik Altyapı Koruma Araştırma ve Uygulama Merkezi, hayata geçirdiği ‘WARNNING’ projesi ile Katar’da birincilik ödülü aldı.

Türkiye-Katar arasında yapılan ‘siber güvenlik işbirliği’ çerçevesinde Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi Siber Güvenlik ve Kritik Altyapı Koruma Araştırma ve Uygulama Merkezi, KOBİ olarak UITSEC Teknoloji A.Ş.’nin ve TOBB Ekonomi Üniversitesi’nin oluşturduğu ‘WARNNING’ (A Defense-in-depty Cyber Intelligence Platform) isimli proje, 14 çalışma arasından birinciliği alarak desteklenmeye hak kazandı.

“SİBER SALDIRILAR HEM PRESTİJ KAYBINA, HEM EKONOMİK KAYBA NEDEN OLUYOR”

Projenin detayları ve siber güvenlik konusunun önemi hakkında bilgi veren Kadir Has Üniversitesi Siber Güvenlik ve Kritik Altyapı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Dağ, yalnızca 2017’nin Ekim ayında tespit edilmiş toplam 55 milyonun üzerinde siber saldırı olduğunu belirtti. Bu saldırıların her türlü veriye izinsiz erişimi sağladığını belirten Prof. Dr. Dağ, “Bu bilgiler insanların mahremiyetlerini ifşa etmekle kalmıyor aynı zamanda şirketlerin prestij ve markalarında değer kaybına, büyük miktarda ekonomik kayba da neden olabiliyor” dedi.

PROJE ÖZELLİKLE KRİTİK ALTYAPILARIN KORUNMASINI AMAÇLIYOR

Projenin özellikle siber güvenlik alanındaki kritik altyapıları korumaya ve bu saldırıları önceden tespit edip, önlem almaya yönelik olduğunu dile getiren Prof. Dr. Dağ, “Bu proje ile proaktif bir şekilde siber saldırıların algılanması ve önlenmesini, saldırıların amaçlarının ortaya çıkarılmasını, saldırganlar tarafından kullanılan taktik, teknik ve prosedürlerin belirlenmesini, çok büyük boyutlardaki saldırı verilerinin gerçek zamanlı olarak işlenerek saldırılara karşı hızlı aksiyon alınmasını ve saldırı ile tekniklerinin tüm ilgili birimlerle anında paylaşımını hedefliyoruz. Özellikle ulusal ölçekteki kritik altyapıların korunmasını amaçladığımız bu proje ile saldırıların gerçekleştiği sunumları inceliyoruz, saldırıları yapan aktörleri ve kendi aralarındaki ilişkileri analiz ediyoruz. Bütün verileri makine öğrenmesiyle değerlendirip saldırının ne zaman, nerede gerçekleşeceğine dair ipuçları çıkarmaya çalışıyoruz, ona göre önlem alıyoruz. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz bir yazılımla skada sistemi dediğimiz endüstriyel kontrol sistemlerine kendi kendine haberleşme birimi olan bütün cihazları tespit edip bunlardan olası kapısı açık olanları kapatmaya ve uyarı oluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“SİBER SALDIRILARLA SİYASETE BİLE İSTEDİĞİNİZ YÖNÜ VEREBİLİRSİNİZ”

Siber saldırıların özellikle kritik altyapıları hedef alması halinde çok büyük tehditler oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Dağ, “Bir ülkenin elektrik iletim şebekesine yapılacak bir saldırı sonucu o ülkeyi günlerce elektriksiz bırakabilir, büyük bir ekonomik zarara uğratabilirsiniz. Benzer şekilde bir ulaşım şebekesine yapılacak saldırı ulaşımı kilitlediğinde hem sosyal hem ekonomik sıkıntılar yaşanabilir. Bunun dışında bu saldırılar ülkelerdeki seçimleri dahi etkileyebiliyor. Örneğin son günlerde İngiliz bir firmanın Amerika’da yaşayan ve Facebook’ta hesabı bulunan birçok insanın bilgilerini habersiz bir şekilde alması çok konuşuldu. Bu bilgilerle seçmenlerin profilleri çıkarılıp o profillere uygun kampanyalar, haberler yapıldığı dolayısıyla da seçmenin vereceği oylara etki edildiği söylendi. Bu örnekte de görebileceğimiz üzere siber saldırılar bir ülkede seçimi kimin kazanacağını etkilemeye varan sonuçlar doğurabiliyor” dedi.

“ÇOK SAYIDA SİBER GÜVENLİK UZMANINA İHTİYAÇ VAR”

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bile bu saldırılara yüzde yüz hazırlıklı olmasının söz konusu olmadığını söyleyen Prof. Dr. Dağ, “Türkiye’de şuanda farkındalık üst düzeyde. Ulusal siber saldırılara müdahale ekipleri oluşturuldu, kişisel verileri koruma kanunu çıktı. Bu konuda hızla yol alıyoruz. Devletin de desteğiyle birçok siber güvenlik uzmanı yetiştirme çalışmaları, yarışmaları var. Teknokentlerimizde buna yönelik çalışmalar artmaya başladı. Bizim gibi siber güvenlik merkezi kurmuş birkaç üniversite bu konuda eğitimler vermeye başladı. Şu anda 5-7 bin arasında siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Ancak şu anda mezun uzmanlarımız bu sayıyı karşılayamıyor veya bunlar daha büyük ücretler karşılığında yurtdışına gidiyorlar. Dolayısıyla bizim bir yandan da nitelikli, donanımlı siber güvenlik uzmanı yetiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Telefondan Chrome’a girenlere önemli uyarı

9to5Google'ın haberine göre önümüzdeki Chrome versiyonu tüm sekmeleri aynı anda kapatmamızı sağlayacak bir düğme ile gelecek. Ekran görüntüsünde de görebileceğiniz gibi, en alt solda çöp kutusu şeklinde olan bu ikon sizi sekmeleri tek tek kapatma zahmetinden kurtaracak.Chrome'da normalde sekmeleri bir bir kapatmamız gerekiyor ve bu da kullanıcılar için bugüne kadar can sıkıcı bir durumdu. Ancak son güncelleme, kullanıcıları bu dertten kurtaracağa benziyor.…

Oltaya Düşmem Diyen Yanılıyor

Yeni bir araştırma, oltalama tekniğine karşı bilinçli olduğunu düşünen kullanıcıların aslında kandırılmaya daha yatkın olduğunu ortaya çıkartıyor. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, pek çok kullanıcının siber saldırganlar tarafından oltaya düşürülünceye kadar kendilerini bu konuda bilinçli zannettiğini belirterek uyarıyor. Siber saldırganların kimlik avı furyasının oldukça önemli bir parçası olan oltalama tekniği, günümüzde pek çok kullanıcının sahte bir maili veya bağlantıyı gerçeğinden ayırt edememesine yol açarak kişisel bilgilerini çaldırmasına yol açıyor. Güncel bir araştırma, kullanıcıların oltalama hakkında ne kadar çok şey bildiğini dü…

Kurumların siber güvenliğe ayırdığı bütçe artacak

Araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin %87’si siber güvenliğin sağlanmasında sınırlı bir bütçe kullandıklarını belirtirken, %55’i siber güvenliğin kurumun genel iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmediğini ifade ediyor. Buna karşın araştırma sonuçlarına göre; büyük ölçekli kurumlardaki üst düzey yöneticilerin %67’si, orta ölçekli kurumların ise %66’sı gelecek yıl siber güvenliğe ayrılan bütçenin artacağını öngörüyor.Kurumların büyük bir çoğunluğu (%77) yapay zekâ ve robotik süreç otomasyonu gibi ileri teknolojileri kullanarak temel siber güvenlik önlemlerinin ötesine geçmeye ve siber güvenlik yetkinliklerini güçlendirmeye çalışıyor; aynı zamanda siber güvenliği organizasyonun daha etkin ve verimli hale gelmes…

‘Siber saldırganlar yapay zekayı saldırı için kullanmaya başladı’

IoT nereye gidiyor?Nesnelerin interneti teknolojisi siber güvenlik sektörünün radarında olan bir konu. Zararlı yazılımların evrimi ağırlıklı olarak nesnelerin internetinin yaygınlaşmasından güç alıyor. Gartner'ın verilerine göre 2017'deki bağlantılı nesne sayısı 8 milyar olarak belirlendi. 2020'ye kadar bu rakamın üç katına çıkması beklenirken dünyada kişi başına aşağı yukarı ortalama üç bağlantılı cihaz olacağı öngörüsünden yola çıkılıyor. Nesnelerin interneti (IoT) hakkında konuşurken aynı zamanda operasyonel teknolojiler (OT) hakkında da konuşmamız gerekiyor, çünkü OT de pazarın nereye varacağı konusunda büyük bir etkiye sahip. Bugüne kadar güvenlik pazarında ister kişisel veri ister şirket verisi olsun, günün sonunda verileri korumaya…

Kaspersky Lab, antivirüsün ötesine geçen yeni nesil tüketici çözümlerini sundu

Modern dünyada insanlar her gün, sürekli internete bağlı olma fırsatını kullanma ile gizliliklerini koruma arasında kalıyor. İnsanlar internet hizmetlerini ne kadar fazla kullanırlarsa kişisel bilgilerini gizli tutmaları da o kadar zorlaşıyor. Ayrıca, mobil bir yaşam tarzını korumak için kullanıcıların her zaman, her yerde ulaşılabilir olması gerekiyor çünkü sosyal bağlantıları, kazançları, sağlıkları ve hatta duygusal dengeleri buna bağlı. Kaspersky Lab çözümü insanların her durumda internete bağlı olmasını sağlamasının yanı sıra gizliliklerini koruma imkanı da sunuyor. Kaspersky Lab portföyü tamamen yeni bir ürünle tazelendi. Kaspersky Security Cloud adı verilen, kullanım şekline göre adapte olma özelliğine sahip yeni hizmet, kullanıcıları di…

ABD Hava Kuvvetleri: Gelin bizi hackleyin

Hack the Air Force 3.0 (Hava Kuvvetlerini hackle 3.0), Hava Kuvvetleri’nin dijital zırhındaki çatlakları ortaya çıkarmak amacıyla etik hackerlardan üçüncü yardım talep ediş biçimi olarak tanımlanabilir.ABD Hava Kuvvetleri, bu çerçevede etik hackerların güvenlik açıklarını tespit etmeye davet edildiği bir bug (böcek/ hata) bulma ödülü programı başlattı. Söz konusu program, 191 ülkeden pek çok etik hackerin katılımıyla gerçekleştirilen ve ABD Federal hükümeti tarafından bugüne kadar başlatılan en büyük bug bulma ödülü programı. Bu programa hepsi kayıt olarak onay verilen 600 kadar beyaz şapkalı hacker katılabiliyor.Antivirüs ve internet güvenliği programlarıyla bugün dünyanın önde gelen yazılımlarını sunan ESET, bu ilginç etkinliğe biraz daha y…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ